Uzun zamandır iç siyasetle ilgili paylaşım yapmamaya elimden geldiğince gayret ediyorum. Sebebi hükümeti körü körüne destekleyenlerin abuk subuk tepkileri ve ekonomi dahil herşeyin süper gittiğini zannetmeleriydi ki bugün geldiğimiz noktada şu FON krizinin ülkeye verdiği milyarlarca dolar zarar dahi ekonomik gidişat ve piyasalarda ki sıkıntılar konusunda bazı kişilerin tüm bunlara rağmen uyanmasına sebep olmadığını görünce iyiki de iç siyasetle ilgili yorum yapmamışım diyorum çünkü hakkaten muhalif kesime savunma sanayisini ve uluslararası ilişkileri anlatmak ne kadar zorsa ekonomik sıkıntıları hükümeti körü körüne destekleyenlere anlatmak da bir o kadar zor. Geldiğimiz noktada ise önümüzdeki seçimler muhtemelen Cumhuriyet tarihinin gördüğü en az katılımlı seçimlerden birisi olacak. Hükümet %30 u geçemeyecek diye düşünüyorum ki bir önceki seçimlerde hükümet 2. olacak %35 36 oy alacak dediğimde binlerce küfür yemiştim ve seçim sonucunda herkes gördü sonuçları, şimdiki muhalefet binbir parçaya bölünmüş muhalefete oy versek ne oy vermesek ne durumuna gelmişiz ki oy oranını söylemek dahi istemeyeceğimiz kadar sorunlara batmış bir muhalefet var karşımızda, halk ne muhalefete ne hükümete güvenmiyor artık. Millet geçim derdine ve karnını doyurma derdine düşmüşken olan benim cennet vatanımda güzel ülkemde yaşayan milyonlarca vatandaşımıza oluyor. Yıllardır bas bas bağırdığımız hükümetteki ve muhalefetteki sorunları artık uzun bir süredir dile dahi getirmiyorum çünkü düzeleceğine dair zerre bir ümidim yok. 5 6 sene önce söyledik KİRA, GIDA , ARAÇ , KONUT , SOKAK KÖPEKLERİ , MÜLTECİLER bu sorunlar çözülmezse çok ciddi sıkıntılar yaşarız ve ülkemizin gidişatı açısından iyi olmaz düzeltin bir kere de kalıcı olarak bu sorunları çözmek için gerekli adımları atın diye söyledik ama geldiğimiz noktada o dönemde bu sorunları dile getiren herkes hükümetin şimdiki körü körüne savunanları tarafından hain ilan ediliyordu. Benim yemediğim küfür kalmamıştı bu konut kira gıda araç fiyatları ile ilgili sorunları dile getirip burada stokçuluk yapan fahiş fiyat isteyenlere dur denilsin yoksa millet 1+1 ev alamayacak duruma gelecek diye söylüyordum bugün geldiğimiz noktada bu yazdığım sorunlardan sadece sokak köpekleri sorunu çözüldü, kısmen de mülteciler sorunu. Onun dışında diğer sorunların ben çözüldüğünü düşünmüyorum hala kiralar fahiş fiyatlarda gıda desen pahalı araç desen hurda arabalara milyon lira veriyoruz konut desen en kötü yaşanabilir en 4 5 milyon olmuş . Bunların üstüne bir de ülkede ne kadar çete mafya ve illegal yapılar varmış değil mi akın gürlek döneminde bunları da görmüş olduk üstüne üstelik bir de tüm dünyanın diline düşen bir FON sorunumuz oldu ve borsamız milyar dolarlar kaybetti. Birileri her zaman söylediğim gibi Recep Tayyip Erdoğan’ın emeklerine yazık ediyor. Uluslararası ilişkilerde gösterdiğimiz başarılar , savunma sanayisinde gösteridiğimiz başarılar içerideki bu sorunlar sebebiyle konuşulmuyor anlatılmıyor ki artık savunma sanayiside uluslararası ilişkilerde kimsenin zerre umrunda değil çünkü insanlar geçinemiyor. Geçim derdine düşen insanlara da savunma sanayisi iha siha diyerek oy alamazsın kimse kusura bakmasın. Geçmişte 25 kuruşluk poşet ve patates soğan meselelerinden oy alamayan akp hükümeti bugün şu ekonomik şartlarda asla oy alamaz. Bunları söylüyorum diye linçleyecekler yine ama olsun. Dost acı söyler. Olan vatandaşa oluyor. Emekliler geçinemiyor kimsenin umrunda değil . Asgari ücretli geçinemiyor kimsenin umrunda değil . Gençler evlenemiyor, evlenenler boşanamıyor , boşananlar yıllarca süresiz nafaka ödüyor , milletin derdiyle dertlenmeyen milletin dertlerine çözüm üretemeyen hiç bir hükümet sonsuza kadar kalmaz ve eninde sonunda sandıkta cevabını alır. Bazı sorunları zamanında çözmek zamanında düzeltmek lazımdı. Şu anda şu ekonomik sıkıntılardan şu bitik piyasadan nasıl kurtulacağız bilmiyorum ama inşallah birşeyler düzelir ve millet biraz olsun rahat eder diye dua etmekten başka da insanın elinden birşey gelmiyor.
Millet Sıkıntıda !
Bilgilendirme notu: Bu yayın genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, somut bir uyuşmazlık veya kişi bakımından hukuki görüş ya da danışmanlık niteliği taşımaz. Hukuki değerlendirme, olayın kendine özgü koşullarına göre yapılmalıdır.